Sen

Senle yaşadığım tek bir anı, diğer hiçbir ana değişmem…

Reklamlar

.

Seviyorum ve sevmeye devam edeceğim. İçimde bir yerlerde, çok derinlerde de olsa. Senin işine yaramayacak ve seni mutlu edemeyecek bir insan olsam da. Bunu bile bile. Bununla mücadele edemeyecek olsam da. Zaman zaman seni unutup hiç sevmeyecek olsam da. Sana somut olarak hiçbir şekilde etki etmeyeceğime söz vermiş olsam da.

İşte gelinen nokta

Başa geri dönmek.

Bombokluğun da bokluğu.

🙂

Neyse en azından kimseyi sevmiyorum.

Sen ne güzel şeysin kimseyi sevmemek.

Sensizlik

Armim.

Sensizlik çok farklı. Çok garip. Çok sensiz, çok yalnız, kimsesiz. Aslında değilim ama öyleyim.

Doktorun yoğun ısrarları sebebiyle, kendi çapımda kendimi zorlaya zorlaya sosyalleşmeye çalışıyorum. Kız erkek birileri ile konuşmaya görüşmeye çalışıyorum ama yanlış ve eksik bir şeylerin olduğunun farkındayım. Çünkü fark ettim ki, ben bunların hepsini daha önce yaptım, denedim. Yapmadım sandığım her şeyi yaptım aslında. Yapmışım. İnsanlarla görüşmek, konuşmak kötü bir şey değil. Duyduğum duygu artık suçluluk da değil. Yani düzelmesi gereken şey düzeldi. Ama eksiği net görüyorum. Gözler Armi, gözler. Karşımda kim olursa olsun gözlerine bakıyorum. Gözlerinin içine, ta derinlere bakmaya çalışıyorum ve fark ediyorum. Hiçbiri senin gözlerin değil. Hiçbiri seninki gibi değil. Senin gözlerindeki şey yok. O gözlere o anlamı ben mi yüklüyordum yoksa gerçekten var mıydı bilmiyorum ama senin gözlerindeki o sonsuzluk hiçbirinde yok, ben göremiyorum.

Hep anlattım sana anlatmaya çalıştım. Binlerce insan tanısam, yine Armi diyeceğim. Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum ama diyeceğim. İğrendiğim insanlarla zorla görüşmeye çalışsam da, sonunda hep patladım. Bağırdım çağırdım kovdum çektim gittim. Kendimi tuttuğum zamanlarda ise asla rahat olamadım. Suçluluk değil gerçekten, sadece neden dedim. Neden yaşamak zorundayım bunları. İnsanların keyif aldığı, zevk aldığı şeyleri ben neden bir sınav gibi yapıyorum. Konuşamadığım, dertleşemediğim, anlaşamadığım insanlarla neden görüşüyorum. Söylediklerimi anlamayacak insanlara neden anlatıyorum. Neden saçma sapan mekanlardayım, neden etrafımda görmek istemediğim insanlar var. Bu müzik neden, bu koku neden, neden, neden.

Sonra anladım, bu suçluluk değil. Bu sadece özlemdi. Bu sadece seni tanımaktı. Asla unutmuyorum Armi. Unutamıyorum. Keyifin doruklarına da ulaşsam bu saatten sonra, hastanede camın arkasından bana bakışını unutamıyorum. Herkes plajlarda, beach lerde tatil yaparken, yattığım hastaneyi, üstüme kitlenen kapıyı unutamıyorum. Seninse o beach lerde olmak yerine, beni ziyarete gelişini, her telefon saatinde, seni arama şansı bile olmayan bir adamı arayışını unutamıyorum. Beni sevişini unutamıyorum. Sana sevgimi doktor derinlere itekledi, anestezi etkisinde olduğumu söyledi. Oysa ki içimde, derinlerde bir yerde seni sevdiğimi çok sevdiğimi hissediyorum. Seni ne zaman aramalıyım bilmiyorum. Sen beni ne zaman ararsın bilmiyorum. Hala yolum kendi kendine evinize dönüyor bazen. Dayanamıyor ordan geçiyorum. Her gün en az 1 kez aklımdasın, en az 10 belki 100. Twitter ina bakıyorum. İstanbul’a gitmişsin sanırım yine. Kafanı meşgul edebildiğin için çok mutluyum. Ben yapamıyorum pek. Hiç çalışmıyorum aylardır. Hiç kazanmıyorum. Bu yüzden de yakıştıramıyorum ya kendimi sana. Tek eksiğim bu kaldı belki de. Evet gerçekten iyileşmeye başladım. Sana hasta bir adam gibi aşık değilim artık. Olması gerektiği gibi seviyorum seni. Korkularımdan arınıyorum. Hayatımı birleştirmek istediğim kişi gibi görüyorum seni. Ama sen beni ister misin diye de düşünmüyor değilim bazen. Hala işleyen bir demir olmadığımı görüyor biliyorum. Bazı işler buluyorum, belki yakında çalışmaya başlarım. O işe başlarsam belki de beni hiç beğenmezsin artık biliyorum. Kendine yakıştırmazsın belki de kimbilir. Ama para da kazanmak zorundayım ve kafamı da meşgul etmek zorundayım biliyorsun. Utanacağın bir sevgilin olmasını tabi ki istemem. Çalışmak ayıp değil, kendime yakıştırıyor muyum hayır ama şartlar sandığın gibi değil Armi. Yeterince beklemedim mi görüyorsun işte. İşsiz güçsüz koca bir ömrü geride bıraktım. Seni işsiz de kaybedeceğim, beğenmediğin bir işim olsa da. En azından faturaları, kirayı öderim değil mi. Başkasının parası ile değil, alın teri ile. Napalım, kader diyip geçeyim boşver. Şema Terapi yi okuyorum. Orada yazıyor. Çoğu işsizdir diyor Borderline hastalarının. Çoğu da kapasitelerinin çok altında işler yapmak zorunda kalır. Ne de güzel söylemiş. Ben de öyleyim işte.

Seni çok özlüyorum Armi. Sana asla ihanet etmiyorum. Sözlerini tutuyorum. Sensiz 1 günüm geçmiyor. Ama iyileşiyorum gerçekten. Belki beni beğenmez, istemezsin ama ben iyileşiyorum. Bazen çok kötü oluyorum. Yine bozuluyorum. Ama bir şeyler değişiyor. Orta benlik gerçekten öğreniyor. İlaçların dozajını çok değiştirdim. Artık bedenimin ve beynimin isteğine göre içiyorum. Çünkü gördüm ki fazla ilaç da az ilaç da beni kötü yapıyor. Değişken ruh halim olduğu için, değişken ilaç içmem gerekiyor. Böylece orta benliğime daha iyi adapte olabiliyorum. Alkolü pek almıyorum. Alırsam düşük kalorili içiyorum. Arkadaşlarımı da kırıp üzüyorum bazen sonra alıyorum gönüllerini. Spora devam ediyorum. Kafamı günde 1-2 saat tamamen durdurmak iyi geliyor. Benim yüzümden sen de sporundan oldun özür dilerim. Umarım yapıyorsundur bir şeyler, bilirim gerçi bakarsın sen kendine. Ama crossfit e dönmek istersen dön istediğin zaman. Eğer beni istemezsen gelmem. İstersen de hep orda bir yerlerde olurum. Mutlu ol da sen, ben zaten bir şekilde olmaya çalışıyorum.

Uzun lafın kısası Armi. Etrafımda kim olursa olsun yalnızım. Konuşmadığım, anlatmadığım, dertleşmediğim, tartışmadığım insanlarla, aynı kaptan su içsem de bir şey değişmiyor. Okyanus aşırı da olsa bir Armi gibi olmuyor. Ben de Armi’ye yardım edemiyorum. Onu dinleyemiyorum, ona fikir veremiyorum, güçlü olması için motive edemiyorum. Bensiz de iyi ama ben iyiyken daha iyi. Keşke bir şeyler yapabilsem senin için. Yanında durabilsem, omuzlarına masaj yapabilsem. O bedenine, o beynine iyi gelebilsem. Dışarda, etrafta çok saçmalık  var Armi. Onlara karıştıkça, onları gördükçe seni düşünmemek imkansız zaten. İnsanın başına bu hayatta bir Armi gelince sonrası çok farklı. Senden çok çok önce de bir benzerini yaşamıştım aslında. Hayat bu, seni sürükleyecek Cihan, vazgeçemezsin demiştim. Yıllar sonra seni gönderdi hayat bana. Anladım. Benim doğrum o hayat değildi, senle olandı. İstediğim kadar saçmalayayım, dönüp dolaşıp, senin fikir ve düşüncelerine dönecektim. Çünkü sen, kapının önünde biber ayıklarken gülümseyen kızdın. Ve o biberlere yenik düşmemiştin. Bugün olsa yine gocunmadan ayıklar, sonra elini yıkayıp, uçağa atlayıp, okyanus aşırı bir toplantıya katılırdın. İşte Armi buydu, benim Armim buydu. Peki ben? Hepsini, belki daha fazlasını yapabilecek kudrete sahip olan ben? Ne biber ayıklıyor, ne elimi yıkıyor, ne uçağa biniyor, ne de toplantıya katılıyordum. Sanki hepsini önceki hayatımda yapmış ve mutlu olamadığı için bırakmış gibi.

Ah be Armim. Düşünüyor musun beni? Özlüyor musun hala. Başkalarına mı veriyorsun kalbini, sevgini bilmiyorum. Bunu bilmeyişim, ne kadar yaşayacağımı da bilmeyişimle aynı. Pencereden bakıp seni görmeyi, orada olduğunu bilmeyi özlüyorum. O pazar sabahı gittiğimiz kahvaltıyı çok özlüyorum. Esra’yla ilk tanıştığımız günü de çok özlüyorum. Sen antrenman yaparken sana camdan bakışımı da. Eski salondaki selamlaşmalarımızı da. Ah be Armim. O sahneler değişmeyecek biliyorsun değil mi? Hayatımıza kimler girerse girsin değişmeyecek. Ben seni hala çok seviyorum.

Birisi bana sana şükrettiren bir kadın olmamış dedi geçenlerde. Ya olmuşsa dedim. Ya olmuşsa ve kaybetmişsem. Kimse senin gibi olmadı ve görüyorum olmayacak. Olmasın da zaten. Yalanlar üzerine, hissizlikler üzerine ilişkiler inşa edebiliriz Armi. Sevmediğimiz insanlarla bir ömür yaşayabiliriz. Ama ben senden başkasının saçlarını okşayamam ki. Okşasam da bu sadece saçma bir görüntü olur. Hissiz, isteksiz.

Senle konuşmayı o kadar çok özledim ki. Tanrı yardımcımız olsun. Ben senden vazgeçmeyeceğim.

Olamaz

Bir gün seni arayıp vedalaşmak istiyorum. Ertesi gün arayıp ilan-ı aşk etmek, sonsuza dek birlikte yaşayalım demek. İşte bu yüzden olamayız. Ben çok hastayım ve iyileşmeye hiç niyetim olmadığını görüyorum. Canı her yandığında alkole koşan, acıtan düşüncelerle baş edecek gücü, cesareti olmayan biriyim. Senin düşüncenin altında ezilmekten de yoruldum. Ben senden vazgeçemiyorum ama kendimden geçiyorum. O yüzden senin de benden vazgeçmeni diliyorum. Dilerim bana yalanlar söylemişsindir. Dilerim vazgeçmişsindir, vazgeçiyorsundur benden. Söylediğin yalan gerçek olsun. Bir başkasından etkilenesin. Sağlıklı birini bul. Kurtul benden. Benden kurtul, uzak dur, çıkma yoluma, karşılaşmayalım. Ben sensiz ölmek istiyorum. Sensiz olmak sensiz bitmek. Seni istemiyorum anla işte istemiyorum. Sen de beni isteme istiyorum. Yeter bıktım. Çok yoruldum. Sorun sen değilsin ama sen beni sevdikçe kendimi sana karşı sorumlu hissediyorum. Annem üzülecek diye yıllarca canıma kıyamadım, şimdi onlara olan nefretim bu duygumu köreltti ama senden nefret edemiyor seni suçlayamıyorum. Sen üzüleceksin diye ölemiyorum. Sevme beni artık ne olur, umursama. Başkasının ol. Ben de rahat vicdanla öleyim. Beni böyle gönderme ne olur. Sevme artık beni. Sevme. Unut beni, başkasını düşün. Ruyanda başkasını gör. Gece başkası iyi geceler dilesin, sabah başkası günaydın desin. Kapına başkaları gelsin. Çiçek alsınlar sana, onlar öpsün onlar koklasın seni. Kurtul benden beni de bu hayattan kurtar.

Ben olamayacağım. Herkesten, her şeyden nefret ediyorum. Kendimden de, doktordan da. Doktora diyeceğim ki bir sonraki gidişimde, sen dicem, bir gün 5 parasız kalıp, seni hasta edenlere muhtaç kalırsan beni hatırla dicem. Ama dicem öyle bir şey asla olmayacak, çünkü ilahi adalet yoktur. Sen asla benim durumuma düşmeyeceksin ve dolayısıyla beni asla anlayamayacaksın.

Ha dicem sana bahsettiğim insanlardan biri belki de sensindir. Dünyanın en büyük psikopatı 2018 in Adanasında saati 400 TL ye çalışsa, hastalıktan geriye eser kalmaz ki. Dünyanın en güler yüzlü insanı olur zaten. Ulan hayatınız fiyasko, hayatınız kapitalizm. Ama 1 400 den mahrum edeceğim sizi üzgünüm, tabi aylık 1600 yapıyor sadece bir manyaktan gelen para. Düşün benim gibi kaç tane deli var. Ha dicem, bu para benim param değil. Beni hasta eden başka bir manyağın parası. Ama sana söz dicem. Bir gün kendi alın terimle para kazanırsam, o parayı karıyla kızla kumarla mekanla arkadaşlarla şunla bunla yemicem getirip sana verecem söz. Terapi falan da istemiyorum. Sana şimdi ne kadar geldiysem o kadar gelecem o paranın hepsini de verecem hiçbir şey de istemiyorum çünkü o benim param olacak. Sizin kölesi olduğunuz kapitalizm den kazandığım para olacak.

Ya işte Armi. Uzak dur benden. O doktorlar var ya o doktorlar. Onlar sizlerin doktorları. Sen ve senin gibilerin. Ya da senin evreninde yaşayan senden çok daha hastaların, manyakların, psikopatların doktorları. Onlar para kazanabilen insanların doktorları Armiiiiiii. Sen anlamazsın ama ben anlarım. Allah beni öyle büyük bir şeyle sınadı ki bu hayatta, öteki dünyanın ben taaa amına koyim Armi.

Git kendine BMW li birini bul. Cabrio olsun hani şu benim hep isteyip de alamadığım. Çünkü ben yakında arabamı da satmayı planlıyorum. Beni hasta eden manyak istemeden para vermiyor ki. Gırtlağına bıçak sokasım geliyor benimse sürekli. Benim durum çok vahim. Twitter ında güzel güzel giyinip foto çekiliyorsun. İnşallah yeni sevgilinle buluşma öncesi fotolarıdır onlar. İnşallah çok zengindir. Orospu çocuğunun teki de olsa vallaha billaha mutlu olacam. Zengin olsun yeter. Zaten sen hem düzgün hem zenginini bulursun. Gençliğinde milyon tane karıyla kızla yatmış doymuş adam, hani tam senin istediğin tarzda. Benim gibi mahrum kalmış değil, doymuş doymuşşşşşş.

Allah canımı alsa da kurtulsam dicem ama oturduğun yerden olmuyor di mi? Hani para da gelmiyor ya oturduğun yerden. Ölüm de gelmiyor oturduğun yerden. İkisi için de emek lazım. Düşün alkol almak için bile yerimden kalkmam gerekti.

Benim için dua et Armi. Senin duan kabul olur. Dua et çabucak öleyim. Allahına dua et canımı alsın. Hem de acılı da olur biliyor musun. Acısız ölüm de seçmiyorum. Sonunda ölüm olsun da, nasıl olursa olsun. Çünkü ben şu an zaten acı çekerek ölüyorum. İnsanlar yanarak ölmekten korkuyorlar ya hani en acılısı diye. Kaç saniye sürüyor. Yanarak ölmek bile kaç saniye sürüyor sorarım sana? Peki ben kaç yıldır acı çekiyor ve ölemiyorum hesaplasana. Yanarak ölmekten nasıl korkayım lan ben? Yanıyorum yıllardır ölemiyorum da. Ne günah işledim de bunu yaşıyorum allah kahretsin. Allahınızın da amına koyim.

Kusura bakma çok sövdüm. Belki ne kadar ahlaksız biri olduğumu anlayınca daha rahat vazgeçersin dedim. Git Armi git, çek git. Bir gün seni dövme ihtimali, sana sövme ihtimali, seni kırma, seni öldürme ihtimali olan bu ruh hastasından uzak dur. Sadece git Armi. Git. Beni görürsen bakma bana, yoluma çıkma. Tanıma beni. Çünkü ben öyle yapcam. Öteki göt cihanlar karışmazsa, ben öyle yapcam.

Bittim

Ben bittim Armi. Bir süre yalana devam ederim. Sonrası tekerrür ya da son. Sana bol şans.

Ne kötü bir gün

Kötü işte. Acıyor hem de çok. Acım öfkeye dönüşüyor. Yine küfürleştim biriyle telefonda. Oysa ki tek amacım para kazanmaktı. Kendi ayaklarım üstünde durmaktı. Mutlu olmaktı. Sağlıklı olmaktı. Sana layık olmaktı. Olmadı. Sonra da toparlayamadım. Yapmamam gereken bir sey yaptim. Sonra daha kotu oldum. Canim cok acidi cok yandi. Dun gece de icmistim dayi olayindan sonra. Sonra sabah kotu uyandim. Alkol aciga mi cikariyor dersin yanlis kisilikleri. Yoksa bana iciren zaten onlar mi. Seni sayikladim acimi dindiremeyecegini bile bile. Sonra eve ugradim annemin yuzune bakmadan aldim verdiklerini. Gozlerim kipkirmiziydi gorsun istemedim ama anlamistir elbet. Sonra dayanamayip kapinda buldum kendimi. Arabanla dertlestim. Sana ait bir seye yakin olmak bile iyiydi. Bunlar cok hastaliklica, sapikca belki yanlis biliyorum ama ne yapayim. Cok durmadim 10dk belki. Gizlice sessizce agladim ve burdayim. Neresi burasi. Onemli mi, elimde alkollu bir sey var o kadar. Oturmus telefondan bu satirlari yaziyorum.

Affet beni Armi, dayanamiyorum, direniyorum ama gucum yetmiyor. Cok yoruldum Armi. Bu bedenden, bu beyinden cok yoruldum. Bu hayattan bu acilardan cok yoruldum. Baskasina verdigim aklin grami bende ise yaramiyor. Affet Armi, vazgecebilirim Afffet. Senden degil ama kendimden vazgecebilirim. Dolayisiyla senden de gecmis, seni sonsuza kadar kaybetmis olurum. Affet nolursun affet.

Cehennem azabina atarsam kendimi affet. Bir an sadece bir saniyede bir hata yaparsam affet. Terapiyi birakirsam affet. Ben basaramiyorum Armi. Seni cok ozledim ama derdime derman degilsin biliyorum. Yine de her canim yandiginda kendimi seni dusunurken, aglarken ya da kapinda buluyorum.

Seni cok seviyorum


Sayfalar

Son Yazılar

En fazla oylananlar

Blog İstatistiği

  • 2,802 hits

RSS Bilinmeyen Besleme

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Mail yoluyla takip etmek için Tıklayın

Diğer 9 takipçiye katılın

En Fazla Tıklananlar

  • Hiçbiri
Reklamlar